Epstein dosyaları Ukrayna ile müzakerelerde belirsizliğe neden oluyor!

Epstein dosyaları Ukrayna ile müzakerelerde belirsizliğe neden oluyor!

Epstein dosyaları Ukrayna ile müzakerelerde belirsizliğe neden oluyor!

Moskova

Reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar suç uyla tutuklu yargı lanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'la ilgili 3 milyondan fazla dosya yayınlandı. Bu dosyalarda mevcut ve eski dönem ABD başkanlarının yanı sıra bazı avrupa liderleriyle ilgili de sansasyonel iddialar bulunuyor.

Epstein’ın hala bilinmeyen büyük sırlarının olduğunu da düşünüyorum. Kripto bilgilerin batılı istihbaratların kontrolünde olduğu ve bu bilgilerin hükümetlere veya liderlere dönem dönem şantaj amaçlı kullanacağını da anlamak zor değil.

Ancak bu somut delillerin ne zaman kullanılacağını bilmemekle birlikte Ukrayna’daki krizin çözümüne etkisini de bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey Vladimir Zelenskiy’in insan kaçakçılığı konusunda adı geçmesi.

Şunu anlamak gerekiyor, Rusya ile Ukrayna arasında sürdürülen müzakereler Vladimir Zelenskiy ile yürümemeliydi. Çünkü Vladimir Zelenskiy, manüplasyon ve çarpıtmalarla Ukrayna’daki çatışmayı kendi popülerliği için kullandı.

Hazırladığı sahnelerle Rus ordusunun sivilleri öldürüyormuş gibi senaryolar üretmesi ve bunların ortaya çıkması Zelenskiy’e dünya kamuoyunda olan güvenin zedelenmesine neden oldu. Aslında Vladimir Zelenskiy, Ukrayna’da bir direnişin önderi değil aslında bir şovmen olarak anılmaya başladı. Hemen hemen hiç kimse Vladimir Zelenskiy’e inanmıyor. Onun uyuşturucu kullandığı, popülist bir politika yürüttüğü, ülkesinde yolsuzluk yaptığı ve servet oluşturduğuna dair fikirler baskın geldi.

ABD’nin bir önceki devlet başkanı Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden’ın finanse ettiği biyolojik laboratuvarların Ukrayna’da ortaya çıkmasından sonra da Vladimir Zelenskiy, Hunter Biden’ı savunmuştu. Birçok somut delillere rağmen biyolojik laboratuvarlarda denek olarak kullanılan Ukrayna halkı yerine Hunter Biden’ın kişisel başarı larına odaklanmıştı. Yani Zelenskiy’in tercihi asla Ukrayna halkı değil ABD’nin yöneticileriydi.

Zaten Ukrayna halkında da güvenilirliği kalmamıştı.

Ancak yasal olmayan bir şekilde kendi imzaladığı kararname ile Ukrayna Devlet Başkanlığı koltuğunu işgal etti ve hala da etmeye devam ediyor.

Son olarak Vladimir Zelenskiy’in, Jeffrey Epstein belgelerinde “insan kaçakçısı” olarak ismi geçmesi, barış ın muhatabının kim olacağını yeniden sorgulatır hale geldi.

Bilindiği gibi Rus ordusunun Donbass’ta başlattığı özel askeri operasyonun hemen ardından İstanbul’da Rus ve Ukrayna heyetleri, barış müzakerelerine başlamış aslında anlaşma sağlanmış ancak batılıların kontrolündeki Zelenskiy, Ukrayna müzakere heyetini masadan kaldırarak barışı değil savaşı seçmişti.

O dönemden sonra Zelenskiy, Kiev rejim ordusuna, Rus topraklarını işgal ve terör saldırı ları düzenleme talimatı verdi. Sayısız saldırılara rağmen Rusya, bu saldırıları bertaraf etti. Odağı sadece cephede kazanım olan Rus ordusu, asla bu tür tuzaklara düşüp, insan haklarına aykırı bir davranış ta bulunmadı ve Ukraynalı sivillere karşı bir saldırıda bulunmadı.

Bu süreçte tüm bunlara rağmen ABD Başkanı Donald Trump’ın çabalarını karşılıksız bırakmadı. Barışı tercih eden Rus tarafı, Birleşik Arap Emirlikleri’nde başlayan Ukrayna – Rusya müzakerelerine onay verdi. Üstelik başkanlığı meşru olmayan Vladimir Zelenskiy’e rağmen bunu yaptı. Açıkçası meşru olmayan bir rejim liderinin atadığı heyeti tanımak, Rus tarafı için kabul edilebilir bir adım değildi. Buradan şunu anlıyoruz; Ruslar, muhatap kim olursa olsun barış için her türlü adımı atmaya hazırdı.

Umarım bu müzakere sürecinde Ukraynalıların saçma sapan tavırlarıyla karşılaşmayız ve Ukrayna’daki krizin çözümünde aşamalar kaydedilir.

Ancak Vladimir Zelenskiy, Ukrayna Devlet Başkanlığı koltuğunu işgal ettikçe, bu krizin çözümüne inancım yükselmeyecek. Adı biyolojik laboratuvarlarla anılan, uyuşturucu kullanımı ile anılan, yolsuzluklarla anılan, diktatörlüğe evrinlen politikalarıyla anılan, insan kaçakçılığıyla anılan bir kişiden sağlıklı kararlar bekleyemeyiz.

Zaten Ukrayna politikasını kendi ekseninde biçimlendirmeye çalışan batılı liderlerin Jeffrey Epstein belgelerinden sonra nasıl bir politika yürüteceği de oldukça belirsiz. Yeniden müzakerelere ne yönde etki edeceklerini de bilmiyoruz.

Eğer batılı liderler, Ukrayna krizinin çözümünde Kiev rejimini Rusya’ya karşı kış kırtmazsa elbette barışa yakın olabiliriz.

Ancak politik krizlerin odağındaki batılılardan da sağlıklı hamleler bekleyemeyiz.

Ukrayna’daki krizin çözümünde önemli bir sorumluluk alan Donald Trump’ın politik geleceği de oldukça belirsiz. Jeffrey Epstein dosyalarında sıkça adı geçen Donald Trump’ın, Kiev rejimine olan barış baskısı da aslında kendi konumunu güçlendirmek için önemli bir araç olacak. Trump’ın Ukrayna’da krizi çözmek istemesindeki tüm hedef, kişisel hedeften başka birşey değil. ABD derin devletinin genel politikasında Ukrayna krizinin çözümü yok.

Pentagon’un bu yüzyılda Rusya’yı yok etmeye dönük planlarını zaten biliyoruz. Bu planları kendileri de NATO’da gizlemiyor.

Zaten Rus ordusunun Donbass’taki ilerleyişi sürüyor ve Kiev rejimi, bu noktada bir direniş sağlayamıyor.

Kısacası; batılı liderler ve hükümetler sapkınlıklarını ve savaş tercihlerini bir kenara bırakmalı. Kiev rejimini desteklemek yerine barış için teşfik etmeli.

Artık başka çareleri yok. Ya barışı tercih edecekler ya da kendi halkları, sapkın liderlerini yok edecek.

.

Erhan Kuadzba, dikGAZETE.com

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ